İnme Tedavisi Bursa

    İnme tedavisi Bursa, boyunda veya kafa içerisindeki kan damarlarının sertleşme veya pıhtılaşma sonucunda tıkanması ile gelişen inme rahatsızlığının tedavisi için uygulanan işlemleri kapsar. Bu damarların tıkanmasına ya da damarlarda oluşan pıhtının koparak beyin damarında sebep olduğu tıkanıklığa beyin damar tıkanıklığı denilmektedir.  Bu tıkanıklıklar ani gelişir ve tıkanıklığın olduğu beyin bölgesinde fonksiyonları bozarak kendini gösterir. Ölümle sonuçlanabilecek bir tablodur. Risk faktörlerinin çoğunun değiştirilebilir oluşundan dolay engellenebilen bir hastalıktır. Kanlanmanın yeniden kazandırılması, sinirlerin korunması, oluşan pıhtının cerrahi yöntemlerle çıkarılması gibi tedavi yöntemleri bulunmaktadır. Beyin damar tıkanıklığıyla ilgili daha detaylı bilgilere ulaşmak için Dr. Aslı Bahar Turan ile iletişime geçebilirsiniz.

    İnme Nedir?

    Bazı hastalarda çok ciddi bir sorun teşkil etmezken bazı hastalarda ölüme yol açabilen damar tıkanıklığı kalp krizine ya da inmeye neden olabilmektedir. Beyne giden kan ve oksijen akışının aniden kesilmesi ya da azalmasıyla oluşan bir beyin krizi olarak da tanımlanabilir. Kan akışının durduğu hücreler hızla ölür ve hücrelerin öldüğü bölgelerdeki fonksiyonlarda geçici veya kalıcı kayıplar yaşanır.

    İnme Çeşitleri Nelerdir?

    İskemik(damar tıkanıklığı) İnme: Damarların esnek yapısının bozulmasına ve iç yüzeylerindeki pürüzsüzlüğün kaybolmasına neden olan ateroskleroz(damar sertliği), beyin damar tıkanıklığının oluşmasındaki en önemli faktörlerdendir. Damarlara kan pıhtısı ya da yağ birikintilerinin yığılmasıyla tıkanmalar yaşanır. İskemik inme türü yüzde 85 oranında görülür.

    Hemorajik(Kanama) İnme: Beyindeki kan damarlarından kan sızıntısının oluştuğu inmeye hemorajik inme denilmektedir. İskemik inmeye göre daha nadir görülse de ölümlerin yüzde 30’una sebep olduğu bilinmektedir.

    İnme Neden Olur?

    İnmeye neden olan tıbbi ve yaşam biçimine bağlı faktörler şu şekilde sıralanabilir:

    • Diyabet
    • Hipertansiyon
    • Kolesterol yüksekliği
    • Sigara
    • Kalp ritim bozukluğu
    • Hareketsiz yaşam
    • Sağlıksız beslenme

    Bu değiştirilebilir risk faktörlerinin yanı sıra değiştirilemeyen risk faktörleri de bulunmaktadır.

    Yaş: İnmenin yaşandığı kişilerin ortalama yüzde 75’i 60 yaşlarındadır. 60 yaşından sonra risk her 10 yılda ikiye katlanarak artmaktadır.

    Cinsiyet: 55 yaş üzerindeki erkeklerde kadınlara nazaran inme daha yaygın görülmektedir. Yaş ilerledikçe inme kadınlarda da artmaktadır. Eğer kişi önceden iskemik bir inme yaşamışsa yeni bir inme görülme ihtimali yüksektir.

    Genetik: Ailesinde damar tıkanıklığı öyküsü bulunan hastalarda görülme sıklığı ailesinde bu öykü olmayanlara kıyasla çok daha yüksektir.

    İnme Belirtileri Nelerdir?

    • Aniden bilinç kaybının yaşanması
    • Bayılma
    • Kollarda ve bacaklarda güç kaybı
    • Denge ve koordinasyon sorunu
    • Konuşma bozuklukları
    • Ani kafa karışıklığı yaşamak
    • Nedeni bilinmeyen ani ve şiddetli baş ağrısı
    • Anlamada güçlük çekmek
    • Ağzın köşesinde sarkma yaşanması
    • Kollarda ve bacaklarda tek taraflı uyuşma
    • Çift görme ya da görme kaybı

    İnme yaşayan kişilerde zaman önem taşımaktadır. İlk semptom fark edildikten hemen sonra sağlık kuruluşlarına başvurulmalıdır. Tedavinin başarısı için erken müdahalenin önemi büyüktür. Erken müdahale felç hastaları için hayat kurtarıcıdır.

    İnme Tanısı Nasıl Konulur?

    Acil servise alınan hasta ilk değerlendirmelerin ardından nöroloji uzmanına sevk edilir. Nöroloji uzmanı tarafından hastanın tıbbi öyküsü alındıktan sonra nörolojik muayenesi gerçekleştirilir. Tıbbi öykü ve muayene tek başına inmenin türünün belirlenmesi için klinik pratikte yetersizdir. İskemik inme ya da hemorajik inmenin ayırt edilebilmesi için görüntülemeye başvurulması kaçınılmazdır.

    İnme şüphesiyle başvuran hastanın beyin tomografisinin çekilmesi ya da beyin MR görüntülemelerinin yapılması gerekmektedir. Ulaşılabilir ve hızlı bir beyin görüntüleme yöntemi olan kontrastsız beyin tomografisi en sık tercih edilen yöntemlerden birisidir. İnmenin türünün hemoraji olup olmadığını tetkik etmek için yeterli hassaslığa sahip olmasından ya da MR yönteminin kullanılamadığı vakalarda kullanılabilmesinden dolayı avantajlı bir yöntemdir. Ancak beyin MR iskemik inmeyi tetkik etmede tomorafiye göre çok daha kullanışlıdır.

    İskemik inme durumunda hastanın tıkanan damarın açılmasına yönelik endovasküler tedaviye sevk edilmesi için BT anjiografi veya MR anjiografi gibi damar yapılarını gösteren görüntüleme yöntemleri de tercih edilmektedir.

    İnme Tedavisi Nasıl Yapılır?

    İnme tedavisinde zaman önem taşımaktadır bu yüzden en acil şekilde tedavisi yapılmalıdır. Damar tıkanıklığının beyin dokusunda yarattığı hasar zamanla daha da genişleme eğilimindedir. Bu hasarın hızlı bir iyileşme sürecine girebilmesi için tıkanıklığın süresinin uzamaması önemlidir. İnme tedavisinde hızlı tedavi hızlı iyileşmeyi beraberinde getirmektedir.

    İskemik inme türünde öncelikli amaç nörolojik bozulmaların, uzun zamanlı iş görmezliğin ya da ölümlerin önlenmesi için beynin kanlanmasının tekrar sağlanmasıdır. Tedavi; kanlanmanın sağlanmasını, sinirlerin korunmasını, ikinci bir atağın önlenmesini ya da oluşabilecek başka komplikasyonların önüne geçilmesini hedefler.

    Tromboliz Tedavisi

    En geç ilk 3-4 saat içinde yapılması gereken bu tedavisi toplar damar içindeki pıhtıyı eriten ilaçların uygulanmasını içerir. Mümkün olan en kısa sürede yapılması önem taşımaktadır. Kanlanmanın yeniden kazanılması için uygulanan tromboliz, pıhtıyı çözerek kan akışının düzenlenmesini sağlamakta ve inmeyi tedavi etmektedir. Ancak hastaya tromboliz tedavisinin uygulanmasında geç kalınmışsa ya da bu tedaviye uygun değilse diğer tedavi seçeneklerine başvurulmaktadır.

    Trombektomi

    Beyindeki ana damar yolları pıhtı ile tıkanmışsa tromboliz tedavisi yeterli değildir. Bu pıhtıların çıkartılması için anjiyografik bir yöntem olan trombektomi tercih edilmektedir. Bu yöntemdeki asıl amaç anjiyo yöntemiyle tıkanmış beyin damarlarının saptanması ve tıbbi cihazlarla pıhtının bulunduğu yerden çıkarılmasıdır. En geç ilk 6 saatte uygulanan pıhtı çıkartma yöntemi 3 hastadan 1’sini tamamiyle eski hayatına döndürebildiği büyük yarar sağlayan bir yöntemdir. Trombolizle beraber uygulanabilen bir yöntemdir ve birbirleri için alternatif olarak kullanılmazlar. Bu iki tedavi birbirini tamamlamakta ve tedaviden alınan verimi yükseltmektedir.

    Bu tedavilerin yanı sıra pıhtının kaynağına yönelik ilaç tedavileri de bulunmaktadır. Pıhtı oluşumunun önüne geçen ya da büyümelerini engelleyen antitrombotik ilaç tedavileri de tercih edilmektedir. Antitrombotik ilaçlar atardamarlardaki plakların üzerinde pıhtı oluşumunu engelleyen antiplatelet ilaçlar ve kan damarlarında oluşan pıhtıları engelleyen antikoagülan ilaçlar olarak iki alt gruba ayrılmaktadır.

    Cerrahi tedavilerden bir diğeri olan endarterektomi yöntemiyle ise boynun ön kısmından açılan bir kesi ile şahdamarına ulaşılır ve damardaki daralmaların sebebi olan plaklar cerrahi olarak temizlenir.